Boyun kireçlenmesi yoğun çalışanlarda sık görülüyor

Boyun ağrısı, boyun hareketlerinde kısıtlılık ve kaslarda gerginlik gibi şikayetler veren boyun kireçlenmesi yoğun çalışanlarda daha sık görülüyor.

14-05-2012 03:02

Haberler » Kemik Hastalıkları



Boyun kireçlenmesi, boyun omurlarının ve aralarında bulunan disk yapılarının yıpranması sonucu oluşan bir hastalık. Meydana gelen değişiklikler, omuriliğin geçtiği kanalı veya omurlar arasından çıkan sinirlerin geçtiği kanalları daraltarak sinirlerde bası oluşturuyor. Bu basıya bağlı olarak boyunda ve kollarda ağrı ve uyuşma ortaya çıkıyor. 40-50 yaş arasında şikayetler gelişmekle birlikte yaş ilerledikçe görülme sıklığı da artıyor.
Boyun kireçlenmesinde en sık görülen şikayetin boyun ağrısı ve boyun hareketlerinde kısıtlılık olduğunu söyleyen Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Elçin Aykutoğlu, ağrı şikayetinin sıklıkla boyun hareketleriyle artan, dinlenince azalan nitelikte geliştiğini belirterek şunları söyledi:
“Boyun kireçlenmesinde sinir basısına bağlı olarak kol ağrısı, uyuşma, kas güçsüzlüğü ve duyu kusurları da ortaya çıkabiliyor. Ağrı süresi uzadıkça uyku bozukluğu, depresyon şikayetleriyle karakterize kronik ağrı sendromu denilen tablo gelişiyor. Boyun içinden geçen damarların baskısına bağlı boyun hareketleriyle artan baş dönmesi şikayeti görülebiliyor. Daha çok ileri yaşta, fiziksel olarak ağır işlerde veya uzun süre aynı pozisyonda kalarak çalışanlarda, duruş bozukluğu ve ciddi omurga eğrilikleri (skolyoz) olan hastalarda boyun kireçlenmesi riski bulunuyor. Hastalığın tanısı genellikle muayeneyle konuyor. Ayrıca, bu bulgularını desteklemek için, boyun filmi, MR, BT ve sinir ileti çalışmaları da yapılıyor.”
İLK ADIM, AĞRIYI KONTROL ALTINA ALMAK

Boyun kireçlenmesinde öncelikle ilaç tedavisiyle fizik tedavi ve rehabilitasyon programları öneriliyor. Fizik tedavi ve rehabilitasyon programında sıcak soğuk tedavileri, derin dokuları ısıtıcı tedaviler ve elektrik tedavisi, kas spazmı ve kola yayılan ağrının azaltılması sağlıyor. Ağrı kontrole alındıktan sonra boynun hareket açıklığını sağlamaya, kaslarını kuvvetlendirmeye ve duruşu düzeltmeye yönelik egzersiz programlarına başlanıyor. Bu yöntemlerle ağrısı azalmayan hastalarda girişimsel yöntemler uygulanıyor. Kas içi enjeksiyonlar, eklem ve sinir köküne yönelik enjeksiyonlar girişimsel yöntemler olarak uygulanabiliyor. Uygulanan tedavilere yanıt alınamıyorsa ve ciddi sinir kökü ve omurilik basısı varsa hastaya cerrahi tedavi öneriliyor.
BOYUN AĞRISINDAN KORUNMAK İÇİN BUNLARA DİKKAT

* Bilgisayarla çalışırken boynun doğal pozisyonunu bozmayacak şekilde ayarlamalar yapın. Bilgisayar kullanırken baş ve boyun dik ve gövdeyle aynı hizada olmalı. Sırtı destekleyen bir sandalye kullanılmalı. Bilgisayarın durduğu masa ile oturulan iskemlenin yüksekliği orantılı olmalı. Bilgisayar göz hizasına göre ne çok aşağıda ne çok yukarıda olmalı. Monitörün üst hizası göz seviyesinde veya biraz aşağısında olmalı. Monitör ile göz arasında 50-65 cm mesafe olmalı ve monitör tam karşıda yer almalı.

* Uzun süre aynı pozisyonda kalmamaya özen gösterin. 30-40 dakikada bir pozisyon değiştirin, saat başı 5-10 dakika mola verin.

* Sık telefon görüşmesi yapıyorsanız, kulaklık biçimindeki telefon ahizelerini tercih edin.

* Uzun süre taşıt kullanmaktan kaçının.

* Çok yüksek veya alçak yastık kullanmamaya dikkat edin. Yastığın, boyun boşluğunu desteklemesine dikkat edin.

* Boyun egzersizlerini her gün yapmaya özen gösterin.
Aktifhaber.com
 

İlginizi çekebilecek diğer haberler
Dr. Alp Sirman
Hicret Günhan | Herbalist
Prof. Dr. Ahmet Maranki | Stratejik Araştırmalar Uzmanı
Prof. Dr. Akın Yücel |  Plastik ve Estetik Cerrahi Uzmanı
Prof. Dr. Coşkun Tecimer
Prof. Dr. Erdem Yeşilada
Prof. Dr. Erkan Topuz
Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu
Prof. Dr. Osman Müftüoğlu
Prof. Dr. Teoman Cem Kadıoğlu | Varikosel Mikrocerrahisi
Selahattin Dönmez | Uzman Diyetisyen
Suna Dumankaya | Herbalist