Depresyon geleceğin toplumsal hastalığı

Türkiye Psikiyatri Derneği Genel Sekreteri Doç. Dr. Burhanettin Kaya, genel olarak depresyonun toplumda en sık görülen ruhsal bozukluk olduğunu söyledi.

21-02-2010 18:03

Haberler » Pozitif Yaşam


Son yıllarda birinci basamak sağlık kuruluşlarındaki psikiyatri bölümüne yapılan başvurularda depresyonun ilk sırada yer aldığım belirten Kaya, DSÖ verilerine göre, depresyonım özellikle kadınlarda ve gençlerde olmak üzere dünya ölçeğinde yaygınlığının giderek artacağının öngörüldüğünü ifade etti.
Antidepresan 50 yıldır var
Kaya, depresyonun yaşam kalitesini bozan ve diğer fiziksel hastalıklarla olumsuz etkileşim gösteren önemli bir ruhsal hastalık olduğuna dikkati çekerek, şöyle konuştu: "DSÖ'nün geleceğe yönelik öngörülerine göre depresyon, 2020 yılında yaşam kalitesini bozan ve yeti yitimine yol açan hastalıklar arasında ikinci sırayı alacaktır. Dolayısıyla depresyon, tedavisi kadar, koruyucu ve önleyici yaklaşımların ne denli önem kazanacağı açıktır. Biyo-psiko-sosyal bir bütünlük içinde ele alınması gereken depresyonun tedavisinde etkili olduğu bilinen antidepresanlar yaklaşık 50 yıldır ruh sağlığı alanında hizmet veren hekimler tarafından güvenle kullanılmaktadır. Uzun yıllardır sürdürülen bilimsel çalışmalar ile sağlanan gelişmeler sayesinde bu ilaçların olumlu özelliklerinin geliştirilmesi sağlanmaktadır." Ruhsal hastalıklar içinde depresyondan sonra en çok anksiyete bozuklukları, travma sonrası strese bağlı sorunlar ve madde kullanım bozuklukları gibi ruhsal bozuklukların görüldüğünü anlatan Kaya, dünya genelinde artan şiddet  olayları sonrasında travmaya bağlı ruhsal sorunların da artacağım bildirdi.
Kaya, özellikle şiddet, savaş, terör ve işkence gibi örseleyici deneyimlere doğrudan maruz kalan kişilerde sıklıkla ruhsal bozuklukların göıiildüğünü belirterek, "Dikkat edilmesi gereken nokta, yalnızca travmayla ilişkili olarak ruhsal sorunlar yaşayan sadece bireyin kendisinin değil, onunla birlikte bu travmanın mağduru olan ailesinin de gelecekte ruhsal sorunlarla karşılaşma riski alımda olmasıdır. Bu durum, travmanın olumsuz etldlerinin toplumda dalga dalga yayılması ve genel bir yılgınlık yaratması anlamına geliyor" diye konuştu.
İlaçlar başarılı
Doç. Dr. Burhanettin Kaya, gerek bağımsız kaynaklı çalışmalar gerekse ilaç endüstrisi destekli çalışmalarla antidepresan üaçların etltinhğinin test edildiğini söyledi.
Bu çalışmaların bazılarının antidepresanlann tedavi edici etkinliğini ortaya koyarken, bazılarının da bu etkinliği yeterince kanıtlayamadığım ifade eden Kaya, şunları kaydetti: "Ancak, araştırma sonuçlarının çoğunlukla antidepresan ilaçlann etkin olduğunu ortaya koyduğu görülmektedir.
Bu çalışmalara ek olarak, ruh sağlığı alanında hizmet veren hekimler antidepresan ilaçların doğru tam konulan olgularda klinik olarak etkin ve yararlı olduğunu klinik deneyimleriyle açıkça gözlemlemektedir. Akılda tutulması gereken önemli bir nokta da antidepresan ilaçlann sadece depresyon tedavisinde değil, başka pek çok ruhsal bozukluğun tedavisinde basan ile kullanıldığına ilişkin bilimsel kanıtların varlığıdır." Dünya Sağlık Örgütü'nün tahminlerine göre, depresyonun 2020 yılında gelişmekte olan toplumlarda yaşam kalitesini bozan ve yeti kaybına yol açan hastalıkların başında gelecek

Haber Ekspres İzmir
Günlük / Gazete   

 

İlginizi çekebilecek diğer haberler
Dr. Alp Sirman
Hicret Günhan | Herbalist
Prof. Dr. Ahmet Maranki | Stratejik Araştırmalar Uzmanı
Prof. Dr. Akın Yücel |  Plastik ve Estetik Cerrahi Uzmanı
Prof. Dr. Coşkun Tecimer
Prof. Dr. Erdem Yeşilada
Prof. Dr. Erkan Topuz
Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu
Prof. Dr. Osman Müftüoğlu
Prof. Dr. Teoman Cem Kadıoğlu | Varikosel Mikrocerrahisi
Selahattin Dönmez | Uzman Diyetisyen
Suna Dumankaya | Herbalist