Güneş yanıklarının tedavisinde doğal ürünler yararlı olabilir

Prof. Dr. Erdem Yeşilada

02-07-2010 22:01



 Güneş evrendeki tüm yaşamların kaynağı. Güneş ışınları bilhassa vücudumuzda D vitamini dönüşümünün (etkin D3 vitamini) sağlanması bakımından son derece önemli.
Bu vitamin, kalsiyum ve fosforun bağırsaklardan emilimi ve vücutta kullanımı, bilhassa kalsiyumun kemiklere yerleşmesi için gereklidir. Yani gerek çocuklarda ve gerekse yetişkinlerde kemik sağlığı bakımından mühim. Dolayısıyla vücudumuzun güneş ışınlarıyla temas etmesi şart.
Ancak günümüzde atmosferde güneş ışınlarını filtre eden koruyucu ozon tabakasının incelmesi neticesi, güneş ışınlarının zararlı etkilerinin daha büyük risklere yol açtığı biliniyor. Özellikle ölümcül deri kanseri vakalarındaki artış oranının ürkütücü boyutlarda olduğu görülüyor. Burada yapılan ilginç bir çalışmanın sonucundan da bahsetmek istiyorum. Kolesterol bazlı safra taşı oluşumu riskinin güneşlenmeyi seven beyaz tenli kişilerde iki misli arttığı, uzun
süre güneş altında yatarak güneşlenen kişilerde ise bu riskin, güneş altında yatmayanlara göre 25.6 defa daha az olduğu gözlenmiş. O halde güneş ışınlarından yararlanılırken akılcı uygulamalar yapılması gerekiyor. Güneş ışınlarının en dik geldiği saatlerde güneşlenmemek, 15-20 dakikadan uzun süre güneş altında kalmamak alınabilecek en basit önlemler. Koruma faktörlü güneşlenme ürünlerinin seçiminde ise yüksek koruma faktörünün güneşin yararlı ışınlarını da engelleyebileceğini unutmamak gerekir.
ENFEKSİYON RİSKİ DE VAR
Güneş altında uzun süre kalınmasıyla UV ışınlarına aşırı maruz kalınması sonucu güneş yanıkları meydana gelir. Başlıca iki tip ultraviyole ışığı bulunur: UV-A ışınları derinin alt katmanlarına etki ederken, UV-B cildin dış tabakasını etkiler. Şüphesiz, hassasiyet kişiden kişiye, coğrafik bölgeye, günün zaman dilimine ve atmosferik koşullara göre değişiklik gösterir. Açık ten rengine sahip kişiler daha hassas olmasına karşılık, koyu ten rengi olan kişilerde de aşırı güneş ışınları aynı tahribatı yapacaktır.
Güneş yanıklarının çoğunluğu birinci derecede yanıklar olarak kabul edilmekte, cilt kızararak sıcak bir hal almakta, kişinin cilt tipine bağlı olarak ten rengi bronzlaşarak bazen üst tabaka soyulmaktadır. Daha ciddi durum ise ikinci derece yanıklardır. Cildin aşırı kızarması, şişmesi, ağrı ve bazen su toplaması ile karakterize olur. Bu yanığın cildin derinlerinde hasar oluşturduğu, hücre suyunun sızdığının işaretidir. Bu durumda ciltte meydana gelen hasarlı bölgelerden enfeksiyon kapma riski ortaya çıkar. Daha ciddi durumlarda yanıkla birlikte titreme, ateş, bulantı ve hatta hayal görme, sayıklama görülebilir. Belirtiler güneşlendikten bir saat ya da 24 saat sonra da ortaya çıkabilir.
TATİLE GİTMEDEN ÖNLEM ALIN
Güneş ışınlarının etkisiyle ortaya çıkan zararlı oksijen radikallerinin etkilerini hafifletebilmek için antioksidanlar bakımından zengin bir diyet ve gerekirse besin desteklerin kullanılması öneriliyor. Bu nedenle tatile gitmeden birkaç hafta öncesinden başlayarak Koenzim Q10 (günde 60 mg), piknogenol, E vitamini gibi kuvvetli antioksidan etkili besin desteklerinin alınması cilt hasarını azaltmak için yararlı olabiliyor. Aşırı terleyen kişilerde vücutta potasyum seviyesini desteklemek için potasyum desteği alınabilir (günde 99 mg). Güneşlenme sırasında sık sık terle atılan suyun yerine konması için bol bol su içilmesi gerekir. Haftaya güneş yanıklarının tedavisinde yararlanılabilecek doğal ürünleri inceleyeceğiz.

Star Gazetesi


 

Diğer Yazıları
Dr. Alp Sirman
Hicret Günhan | Herbalist
Prof. Dr. Ahmet Maranki | Stratejik Araştırmalar Uzmanı
Prof. Dr. Akın Yücel |  Plastik ve Estetik Cerrahi Uzmanı
Prof. Dr. Coşkun Tecimer
Prof. Dr. Erdem Yeşilada
Prof. Dr. Erkan Topuz
Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu
Prof. Dr. Osman Müftüoğlu
Prof. Dr. Teoman Cem Kadıoğlu | Varikosel Mikrocerrahisi
Selahattin Dönmez | Uzman Diyetisyen
Suna Dumankaya | Herbalist