Prostat kanseri sinsi ilerliyor

Prof. Dr. Erkan Topuz

23-04-2009 19:53


40 yaşından itibaren her erkeğin yılda bir kez ürologa gitmesini öneriyor. Bu dönemden sonra artan prostat kanseri hiçbir belirti vermediği için düzenli kontrolden geçmek hayat kurtarıcı olabiliyor.

SORU:Babam prostat kanseriydi. Ben de risk altında mıyım? 42 yaşındayım. Babam 2 yıl önce prostat kanserinden hayatmı kaybetti. Prostat kanseri genetik mi?
Korunmak için ne tür önlemler almalıyım?
CEVAP [ Prostat kanseri 50 yaşından sonra her üç erkekten birinde görülür.
Risk altında olan kişiler şunlar:
¦ Ailesinde prostat kanseri olanlar,
¦ 50 yaş üstü erkekler,
¦ Aşırı yağlı gıdalar ve kırmızı et tüketenler,
¦ Alkol ve sigara kullananlar,
¦ Şişmanlar.
Prostat kanseri belirti vermeden ilerler. Genellikle çok ilerlediğinde bel ağrısıyla kendini gösterir. Bel ağrısı hastalığın kemiklere atladığının göstergesidir. Özellikle 50 yaşından sonra geçmeyen bel ağrılarında prostat kanseri riski akla gelmeli. Korunmak için 40 yaşından sonra bütün erkeklere 6 ayda bir PSA (prostat kanserini gösteren test) yaptırmasını ve yılda bir kez prostat muayenesi öneririz. Genetik geçiş gösterebildiği için ailesinde prostat kanseri olanlar daha erken yaşta kontrollere başlamalı. Günlük yaşamınızda yapacağınız küçük değişikliklerle kanser riskinizi azaltmanız mümkün. Önerilerim şunlar: ü Domatesi bol tüketin. Domates, içinde bol miktarda likopen maddesi bulundurur. Bazı çalışmalar, likopen tabletlerinin düzenli alımının prostat kanseri riskini önemli oranda azalttığını gösteriyor.
¦ Soya fasulyesine sofranızda yer açın. Çünkü vücutta östrojene benzer bir madde olan fitoöstrojen denen bitkisel maddeyi içerir.
Ayrıca PSA seviyelerini düşürür.
¦ Haftada 2-3 kez balık tüketin.
Balıkta bulunan omega 3 yağ asidinin prostat kanserinden koruyucu etkisi var. Omega-3 en çok somon, ton balığı ve sardalyada bulunur.
¦ Süt ürünlerinden az yağlı yoğurt, peynir ve çökeleği tercih edin.
¦ Yağlı gıdalardan kaçının.
¦ Zeytinyağı ve soya yağını karışık kullanın.
¦ Kabuğu ve çekirdeğiyle birlikte kara üzüm yiyin.
¦ Haftada 2 kez sofranızda kuru fasulye, nohut, mercimek gibi kurubaklagilleri bulundurun.
¦ Kızartılmış yiyecekler tüketmeyin.
Haşlama, buğulama gibi pişirme yöntemlerini tercih edin.
¦ Kırmızı eti haftada 1 defadan fazla tüketmeyin. Et seçiminiz balık, hindi ve tavuk olsun.
¦ Her gün 1 porsiyon ete karşılık 5-7 porsiyon da sebze meyve yiyin.
¦ Sofranızda brokoli, karnabahar, beyaz ve kırmızı lahana, kabak, semizotu, kıvırcık salata ve biberiyeye mutlaka yer açın.
¦ Düzenli uyku uyuyun.
¦ Kabız kalmayın.
¦ Organik gıdaları tercih edin.
¦ Boy kilo endeksine dikkat edin.
¦ Her gün yarım saat egzersiz yapm.
¦ Katı yağlardan, beyaz undan, şeker ve tuzdan uzak durun.
¦ Salam, sosis, sucuk gibi katkı maddesi içeren gıdaları tüketmeyin.
¦ Bazı çalışmalar, düzenli olarak alman E vitamini ve selenyumun prostat kanseri riskini azalttığını gösteriyor. Bu nedenle belli aralıklarla E vitamini ve selenyum kullanın.
Beyin tümörü nedeniyle iki kez ameliyat oldum. Nasıl beslenmeliyim? 46 yaşındayım. 1 yıl önce görme bozukluğu nedeniyle doktora gittim. Hipofız adenomu teşhisi kondu. Kör olma riskim olduğu için acil ameliyata alındmı. Kitlenin bir kısmı alındı. 2 ay önce de kalan kısmı temizlendi. Bundan sonra nasıl beslenmeliyim?

CEVAP: Hipofîz adenomu ameliyatla tam şifa elde edilen selim bir tümördür. Lokal nüksler olabilir. Bu nedenle düzenli aralıklarla kontrolden geçin. Bu hastalıkta özel bir diyet uygulamanıza gerek yok. Sadece sağlıklı beslenmeye özen gösterin:
¦ Günde ortalama 5 porsiyon meyve ve sebze tüketin.
¦ Haftada 2 kez fasulye, mercimek gibi kurubaklagiller tüketin.
¦ Taze fasulye, ıspanak, brokoli, karnabahar, Brüksel lahanası gibi koyu yeşil sebzeleri bol yiyin.
¦ Mevsim meyvelerini ayrım yapmaksızın yemeye özen gösterin.
Özellikle turunçgilleri kabuğuyla, kara üzümü çekirdeklerini çiğneyerek tüketin.
¦ Günde 2 elma yiyin.
¦ Her gün yarım kilo evde yapılmış yağsız yoğurt tüketin.
¦ Omega-3 açısından zengin olan semizotu, keten tohumu, çörekotu, fındık, fıstık ile somon, uskumru, sardalya ve mezgit gibi balıkları tüketin.
¦ Kırmızı etten uzak durun; ette sıralamanız balık, hindi, kırmızı et biçiminde olmalı.
¦ Günde en az 2 bardak yeşil çay ve 2 bardak domates suyu için.
¦ Beyaz ekmek yerine tam buğday, çavdar, yulaf, kepek gibi ekmekleri tercih edin.
m Tereyağı, iç yağı gibi hayvansal kaynaklı yağlardan ve margarinden uzak durun.
Birinci tercihiniz zeytinyağı olsun.
¦ Kızartmalardan kaçının.
¦ Sigara ve alkolden uzak durun.
¦ Şişmanlamayın. Düzenli egzersiz yapm.
Posta

 

Diğer Yazıları
Dr. Alp Sirman
Hicret Günhan | Herbalist
Prof. Dr. Ahmet Maranki | Stratejik Araştırmalar Uzmanı
Prof. Dr. Akın Yücel |  Plastik ve Estetik Cerrahi Uzmanı
Prof. Dr. Coşkun Tecimer
Prof. Dr. Erdem Yeşilada
Prof. Dr. Erkan Topuz
Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu
Prof. Dr. Osman Müftüoğlu
Prof. Dr. Teoman Cem Kadıoğlu | Varikosel Mikrocerrahisi
Selahattin Dönmez | Uzman Diyetisyen
Suna Dumankaya | Herbalist